Özet
The traditional depiction of women as beautiful, attractive human beings and the main driving force in attaining divine love as seen in the classical literature is also present in Taşlıcalı Yahya Bey’s works. As Taşlıcalı Yahya Bey is a poet with a military background and Albanian origin who holds a significant place in divan poetry, we decided to review his viewpoint on women in his works. Our primary goal was to determine whether the notion of a woman is present in his works. After that, we focused on researching the number of ways women were addressed in his poems. We touched upon the place women hold in the poet’s expressions as well as the way the perception of women and opinions stated about her interact in social, environmental, and psychological fields. The main type of woman we encounter is a woman in love, who is worthy of everything, cause of lovesickness, a nymph with enchanting beauty, faithful, modest, graceful, unswayed by wealth, and the one whose cruelty is worth enduring. However, if the woman shows no interest, her features change instantly. This time she is depicted as a tattletale, a mocker, someone who makes you cry, someone who is always angry, lets you down, loses her temper, goes back on her word, a cheater, a brick short of a load, and testing. This depiction of two opposite types of women is also present in his divan poetry works. The writer has managed to preserve his direct and open expression throughout his works. Regardless of the sex, he is always frank and even uses brazen examples when conveying his thoughts and opinions about both men and women. Taking into consideration his inclination to mysticism, we could deduce that he has done it in the name of Malamatiyya or to abase himself. As the beauty mentioned in Şehrengiz-i-İstanbul (City Book of Istanbul) mainly refers to men, we will not dwell on it this time. In certain parts of his literary work, we also encounter women who are considered to be just ornamental elements, but this type of portrayal only refers to marginal types of women. Although Taşlıcalı Yahya Bey’s works usually address either the positive or the negative features of women, occasionally both features are contained in the same work. He appears to be a poet with a realistic point of view when describing, criticizing, or praising situations and manners. However, in some parts of his works, this realism turns into an exaggeration depicting manners using humiliating expressions. Through transformation and patience, the poet enables the transition from earthly to divine love by bringing together the imagination born from both his realism and mysticism. According to him, love is one and has no earthly side. He states that love expressed by Mecnun and Vamik is odd and only divine love is true and leads to ecstasy.
Klasik edebiyatta kadına bakışaçısını görmeye alıştığımız bir şekilde güzel, çekici ve ilahi aşka ulaşmak için bir sebep olarak görülen kadın unsuru Taşlıcalı Yahya eserlerinde de, aynı şekilde, yer bulur. Taşlıcalı Yahya, Divan edebiyatı şairlerinden önemli bir yere sahip olan, askeri unvanı ve Arnavut asıllı olmasıyla, bir de hamsesi ile meşhur olan bir şair olarak, eserlerindeki kadına dair düşüncelerini ele aldık. Öncelikle eserlerde kadın olgusunun var olup, olmadığını tespit ettik, devamında kadınların kaç türde zikredildiğine dair araştırma yaptık. Bu zikredilişlerde kadının yeri, ona dair düşünce ve algının sosyal, çevresel, psikolojik etkileşimine değindik. Genelde kadın aşık olunduğunda uğruna her şey verilen, aşkından ızdırap çekilen, peri, güzelliğiyle dillere destan, vefalı, alçakgönüllü, zarif, zengine meyletmeyen, cefasına bile hamdedilen kadın tipine rastlarız. Fakat kadın eğer aşığa karşı ilgisizse vasıfları hemen değişime uğrar. Kadın bu sefer: ağzında bakla ıslanmayan, gülünç duruma düşüren, gözyaşı döktüren, kaş çatan, yolda bırakan, öfkeye kapılan, sözünde durmayan, hilekar, aklı noksan, imtihan eden sıfatlarına bürünür. Aynı değerlendirmeyi divanında da, hem iyi huylu hem de ters tarafıyla iki yönlü bir kadın tipine rastlarız. Şairlerin şahsi düşünceleri ve tecrübelerine göre kadınlar menfaatçi veya iyi huylu olarak ayrılabilir. Sosyal açıdan bakıldığında, bazen onlarla evlenmeyi teşvik eden şairler, bazen de evlenmek gerekmiyor algısını, kadınlarla yaşadıkları tecrübelerden yola çıkarak izah ederler. Taşlıcalı Yahya ise, illaki evlenilmeli düşüncesinde olanlardandır. Şair açıksözlülüğünü her eserinde korumuştur. Kadın veya erkek fark etmeksizin sözünü esirgememiş, düşüncelerini açıkça bazen de hayasız örneklerle belirtmiştir. Kendisinin tasavvufa olan merakını düşünürsek bunu melamilik adına, nefsini alçaltmak için yaptığı kanaatine de varılabilir. Şehrengiz-i İstanbul’da övülen güzeller erkek olduğundan bu seferlik üzerinde durmadık. Kadınların bazı yerlerde sadece dekoratif unsur olarak kullanıldığına da rastlanır, fakat bu sadece bazı yerlerde etkisiz kadın tipinde rastlanır. Eserler arası hatta aynı eser içerisinde bile kadın, hem iyi hem de kötü vasıflarıyla zikredilmiştir. Hal tavırları anlatılmış, şikayet edilmiştir veya övülmüştür diyebileceğimiz bir şekilde o dönemin düşünceleri ve görüşü olan bir şair olduğu anlaşılır. Şahsi görüşü ve tasavvufun getirdiği hayalciliği bir araya getiren şair, gücünü dünyevi olan aşkı da tadıp, sonrasında dönüşüme uğrayan ve sabretmekten sonra gelen ilahi aşka geçişle mümkün kılmıştır. Şaire göre aşk birdir, bunun dünyevi olan tarafı yoktur. Mecnun, Vamık gibilerin aşkını yadırgar, gerçek ve vecde getirenin İlahi aşk olduğunu söyler.
Anahtar kelimeler
Yorumlar
Henüz yorum yok. Makale hakkındaki soru ve görüşlerinizi bekliyoruz.
